GOLBOLÜN AZİMLİ ŞAMPİYONU

Şeydanur Kaplan-Röportaj

Golbol (Goalball), görme engellilere özel olarak tasarlanmış bir takım sporudur. 1946 yılında, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra görme yetisini kaybetmiş gazilerin rehabilitasyonu için geliştirilmiştir. 1976 Montreal Paralimpik Oyunları’nda paralimpik bir spor dalı olarak resmi statü kazanmıştır.

Golbol, genellikle kapalı bir sahada oynanır ve 9 metre genişliğinde, 18 metre uzunluğunda bir sahaya sahiptir. Oyuncular, göz bantları takarak görme yetisini tamamen kapatırlar, böylece kısmi görme yeteneğine sahip olanlar da aynı koşullarda oynar. Maçta her takımda üç oyuncu bulunur ve temel amaç, içi zil bulunan topu rakip kaleye yuvarlamaktır. Oyuncular, topun sesini dinleyerek savunma yaparlar.

Türkiye’nin Golbol’deki Başarıları ve Madalyaları
Türkiye, Golbol’de önemli başarılara imza atmıştır, özellikle kadın golbol takımı uluslararası arenada büyük başarılar elde etmiştir:

2016 Rio Paralimpik Oyunları: Türkiye Kadın Golbol Takımı, bu oyunlarda altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Bu, Türkiye’nin paralimpik oyunlar tarihinde golboldeki ilk altın madalyası olmuştur.

2020 Tokyo Paralimpik Oyunları: Türkiye Kadın Golbol Takımı, Tokyo’da bir kez daha altın madalya kazanarak üst üste iki kez paralimpik şampiyonu olmuştur. Bu başarı, Türkiye’nin golboldeki dünya liderlerinden biri olduğunu göstermiştir.

2024 Paris Paralimpik Oyunları: Bu yıl Fransa’nın başkenti Paris’te, 28 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 2024 Paralimpik Oyunları’nda Golbol Kadın Milli Takımı, 5 Eylül’de oynanan final müsabakasında İsrail’i 8-3’lük skorla geçerek üst üste üçüncü kez altın madalya kazandı.

Bu başarılar, Türkiye’nin sporcularının görme engelli branşlarında da uluslararası düzeyde ne kadar rekabetçi olduğunu ortaya koymaktadır.

İÜSEK olarak 2020 Tokyo ve 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Golbol Kadın Milli Takımı’nda yer alan başarılı sporcu Reyhan Yılmaz ile röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar dileriz!

 

Kendinizden kısaca bahseder misiniz?
Ben Şeydanur Kaplan. 24 yaşındayım, Denizli’de yaşıyorum. Pamukkale Üniversitesi PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) son sınıf ögrencisiyim. 10 yaşından beri yani 14 yıldır spor alanında, 7 yıldır ise golbol milli takımında yer alıyorum.

Spor hayatınıza başlamanıza teşvik eden unsurlar nelerdi? Golbolu nereden duydunuz ve nasıl başladınız?
Spora çok bilinçli olmadığım bir yaşta başladım.Yani “hadi ben spora başlıyım” gibi olmadı. Çocukluğumdan beri de çok hareketliydim. Golbol’ü ilk kez 10 yaşında duydum. Denizli görme engelli okulunda beden eğitimi öğretmenimiz sayesinde golbolü öğrendim. Daha sonra çok fazla antrenman ve çalışma yaparak 17 yaşında milli takıma girme şansı elde ettim.

Kendi deneyimlerinizden yola çıkarak, engelli bireylerin karşılaştığı en büyük zorluklar nelerdir? Siz bu engelleri nasıl aştınız ve ne gibi çözümler önerirsiniz?
Özellikle görme engelli bir birey olarak dışarıya adımımı attığımda çoğu şeyi tek başıma yapmak benim için başlı başına bir problem. Ben hiç görmeyen birisi olmadığım için baston kullanmıyorum ama cep telefonum yani teknoloji bu konuda bana çok yardımcı oluyor. Tek başıma çözemediğim sorunlarda yakın arkadaşlarım olur, ailem olur onlardan yardım isteyerek hallediyorum. Sporda ise, milli takım düzeyine geldiğimizde her şeyimiz milli takım kampından, bakanlık ve federasyon tarafından sağlanıyor. Günlük hayatta ise Paralimpik sporlar çok fazla bilinmediği için biz engelli sporcular, diğer sporcular kadar tanınamıyoruz. İnsanlar engellilerin hareket edemediğini düşünüyor ve bu yüzden spor yapmamız onlara çok ütopik bir şey gibi geliyor. Şimdilik bunları diyebilirim.

Size ilham veren veya örnek aldığınız sporcular var mı? Bu sporcuların hangi özelliklerini örnek alıyorsunuz?
Aslında net olarak idol aldığım biri yok. Ama milli takım kampına gideceğim zamanlarda abim bana Ronaldo’nun antrenman ve çalışma videolarını izletirdi, bu beni çok motive ederdi. Ayrıca kaptanımız uzun yıllardır bu işin içinde ve Dünya’nın en iyisi şu anda. Çok fazla başarısı olmasına rağmen bizim her katıldığımız turnuvada sanki ilk kez turnuvaya çıkıyor gibi öyle bir azimle çalışıp öyle bir hırsla turnuvalarda performans gösteriyor. Ben onun bu azmine, başarılarına hayranlık duyduğumu söyleyebilirim.

Beslenme düzeniniz performansınıza nasıl katkıda bulunuyor? Özel diyetler ve sporcu beslenmesi konusunda nelere dikkat ediyorsunuz?
Aslında bizim kondisyon hocalarımız “beslenme sizin yaptığınız antrenmanlardan daha önemli, performansınızı daha çok etkiler.” diyor. Kampta ise çok kontrollü bir beslenme programımız var. Karbonhidratı kontrollü olarak kullanıyoruz. İşlenmiş gıdaları ve gazlı içecekleri tüketmemeye çalışıyoruz. Tatlı yiyecekleri ve hamur işini
çok nadiren tüketiyoruz. Genelde protein yanında karbonhidrat olarak devam ediyoruz diyetlerimize. Ama evdeyken bu kadar dikkat etmediğim için bazen yorgun uyanıyorum ve bu da beslenmenin etkisinin antrenmandan daha çok olduğunu gösteriyor.

Sporcu performansınızı desteklemek için kullandığınız takviyeler var mı? Bu süreçte eczacılardan aldığınız herhangi bir tavsiye oldu mu?
Takım arkadaşlarım whey protein tozu, BCAA, L-karnitin kullanıyorlardı ama ben vücudumun çok fazla ihtiyacı olduğunu düşünmediğim için çok uzun süreler kullanmadım, zaman zaman kullandığım oldu. Diğer soruda ise bizim fizyoterapistimiz var, eczane işleriyle daha çok o ilgileniyordu. O yüzden çok hakim değilim.

2024 Paralimpik Oyunları’nda büyük bir başarı göstererek altın madalya kazandınız. Bu başarının ardından gelecekteki hedefleriniz neler olacak? Genç yaşta elde ettiğiniz bu başarı, uzun vadeli hedeflerinize yönelik motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?
Biz takım olarak çok başarılar elde etmiş bir takımız. Bizim bu seneki Paralimpik şampiyonluğumuz aslında 3. kere oluyor. Bunlar dışında çok kez Avrupa Şampiyonluğumuz da var bu yüzden bizden katılacağımız her turnuvada yine en üst derece bekleniyor. Şampiyonluk dışı kazanılacak her kademe başarısızlık gibi görünüyor. Benim de hedefim takımda var olduğum sürece önümüzdeki turnuvalarda hep en iyisini yapmak ve şampiyon olmak. Başarılarımın getirdiği motivasyon olarak da ben yaptığım sporu ve onun getirdiği tecrübeleri ileride spor dışındaki hayatımda sentezleyerek kullanmak istiyorum. Dediğim gibi ben PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) okuyorum ve bunu sporla birleştirerek böyle bir meslek yapmak istiyorum. Kendimi böyle yeterli görebileceğim için hem de insanlara böyle katkı sağlayabileceğim için. Sonuç olarak sürecin bana çok fazla
şey öğrettiğini düşünüyorum bu anlamda.

Sağlık çalışanları tarafından doping içeren maddeler hakkında bilgilendiriliyor musunuz? Ayrıca, çevrenizde duyduğunuz herhangi bir doping olayı var mı?
Bütün sporculara olduğu gibi biz Paralimpik sporculara da aniden doping kontrolüne geliyorlar ve o sırada zaten bu konuda bizi iyice bilgilendiriyorlar. Ama onun dışında turnuva öncesinde de dopingle ilgili seminerler düzenleniyor ve katılım zorunlu tutuluyor bizim öğrenmemiz açısından. Doping olayı ise benim yakın
çevremde yok ama zaten tüm Türkiye’nin de bildiği gibi Paris olimpiyatları öncesi geçmiş olimpiyatlarda birçok kez altın madalyalar kazanmış başarılı güreş sporcumuzun doping testinin pozitif çıkması sebebiyle Paris Olimpiyatlarına katılamaması bizi baya etkilemişti sanırım talihsiz bir olay yaşamıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Başa dön tuşu